Vefatının 55. yılında Celaleddin Ökten…

Bir Dava İnsanı…

Türkiye’de İmam Hatip Okullarının kurucusu olan Celaleddin Ökten hocamızın aramızdan ayrılışının 55. yıldönümünde kendisini her sene olduğu gibi bu sene de rahmetle yad ettik.

Vefatının sene-i devriyesinde hocamızın kabri başında kuran okuyup Allahtan kendisine rahmet dualarında bulunduk.

Ardından Ali Emiri Kültür merkezinde Prof. Dr. Saadettin ÖKTEN, Yrd. Doç. Hüseyin YORULMAZ, ÖNDER Genel Başkanı Halit BEKİROĞLU ve Yazar Demet TEZCAN hanımefendinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz panelimize katılım oldukça yoğundu.

Celaleddin ÖKTEN Paneli…

Celaleddin Ökten’in hayatının konu alındığı belgeselin ardından programın açılış konuşmasını yapan İSTİMDER Başkanı Habip Bozkurt, 1951 yılında ilk imam hatip okulu olan İstanbul İmam Hatip Lisesi’nin temelini atan Celal Hoca’nın açtığı yolda istikamet üzere yürümeye gayret ettiklerini ifade ederek sözlerine başladı. İmam hatiplerin geçmişte yaşadığı zorluklara ve engellemelere değinen Bozkurt, “Günümüzde artık imam hatiplinin gasp edilmiş özgürlükleri değil, kazanılmış hakları vardır. Bu hakları ve imkânları müdafaa etmek en büyük görevlerimizdendir.” dedi.

“Celal Hoca’nın Emanetini İleriye Taşımalıyız”     

Panelin ilk konuşmasını gerçekleştiren ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, ilim ve öğrenmenin önemine değinerek sözlerine başladı. İslam dünyasının 2-3 asırlık dönemde yaşadığı bir takım sıkıntıların çıkış kapısı olan imam hatip modelinin önemine vurgu yapan Bekiroğlu, “Celal Hoca’yı sadece o günün şartlarıyla değil, bugünden bakarak da anlamalıyız. Eğer anlamaya çalışırsak, yeni neler katabileceğimizi daha iyi idrak ederiz diye düşünüyorum. Celal Hoca’yı başarıya götüren en önemli şeylerin başında aşkı, heyecanı, kararlılığı geliyor.  Celal Hocalarımızın bize bıraktığı imam hatip modeli, İslam dünyası için çok kıymetli bir model. Bize bıraktıkları bu emaneti, bugünün şartlarında yeniden masaya yatırarak, geliştirerek, bir şeyler katarak devam ettirmemiz gerektiğini düşünüyorum.” dedi. Celal Hoca’nın çok yönlü bir kişi olduğuna değinen Bekiroğlu, “Hem şahsımız hem imam hatip gençliği için büyük mesajlar alıyoruz kendisinden. Meselelere çok yönlü bakan, ilmiyle, irfanıyla, hafızlığıyla, aile reisliğiyle, öğretmenliği ve idareciliğiyle çok yönlü bir insandı. Kendisinden pek çok noktada örnekler alabiliriz.

“Bir Neslin Öncüsü Celal Hoca” kitabının yazarı Hüseyin Yorulmaz ise kitabı yazdığı süreçte Celal Hoca’ya dair en ilgi çekici anılarını anlattı. Celal Hoca’nın imam hatiplerin açılmasında büyük rolü olduğuna değinen Yorulmaz, “O dönemin en önemli 3 saç ayağından biridir, Celal Hoca. İmam hatip okullarının açılmasında dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Maarif Bakanı Tevfik İleri ve Celaleddin Ökten’in büyük katkısı vardı.” Şeklinde konuştu. Celal Hoca’nın tuttuğunu koparan bir insan olduğunu belirten Yorulmaz, daha sonraki dönemlerde yaşamış olsaydı Celaleddin Ökten’in çok daha büyük işlere imza atacağına inandığını ifade etti.

“İmam Hatip Modeli Bir İtirazdır.”

Merhum Celaleddin Ökten’in oğlu Prof.Dr. Saadettin Ökten ise yaptığı konuşmada Celal Hoca’yı bir baba ve aile reisi olarak anlattı. Celal Hoca’nın İslam Medeniyeti’nin yetiştirdiği bir Osmanlı insanı olduğunu ifade eden Ökten, onun Cumhuriyet Aydınlanması’na inanmadığının da altını çizdi. Celal Hoca’nın söylenmemesi gereken şeyleri söyleyerek bugünlere ışık tuttuğunu da belirten Ökten, “İmam hatip modeli, seküler zihniyetin ortaya koyduğu seküler ittifaka karşı bir itirazdır. Sadece itiraz değil bir alternatiftir. Celal Hoca, Arapça eğitim veren bir lise açma isteğiyle Maarif Bakanlığı ile görüştü. Gerekçesi de şöyleydi: Fransızca, Almanca, İngilizce eğitim veren kolejler var. Ben niye Arapça eğitim veren bir lise açmayayım.” Maarif Bakanlığı’nın reddetmesinin ardından geçen süreçte Celal Hoca’nın verdiği mücadeleye de değinen Saadettin Ökten, babasının sohbetlerinin malayani olmadığını ve evde huzurlu bir ortamları olduklarını anlattı. Celal  Hoca’nın şakayı sevdiğini ancak latife yaptığını hiçbir zaman bu latifenin alaya dönüşmediğini de söyleyen Ökten, “Celal Hoca’nın cebinde çok parası yoktu ama her zaman huzuru vardı.” şeklinde konuştu.

Konuşmacılara yöneltilen soruların cevaplanmasının ardından katılımcılar fuaye alanında Celaleddin Ökten’in fotoğraflarından oluşan sergiyi gezdiler.